21 Kasım 2012 Çarşamba

Suçlusunuz!


Gazze'de fosfor bombası-2009
Yusuf Nazım
Evrensel, 6 Ocak 2009-İlk yayın
22 Kasım 2012-Güncel
Yıl 1949, CHP hükümeti (Başbakan İsmet İnönü) :
Türkiye İsrail`i tanıyan ilk Müslüman ülke oldu. İnönü, İsrail Devleti’nin bölgede huzur ve barışın tesisinde önemli rol oynayacağını söyledi.
Yıl 1958, DP hükümeti (Başbakan Adnan Menderes) :
Türkiye, İsrail ve İran arasında Trident adı verilen gizli askeri ve istihbarat işbirliği anlaşması imzalandı.
31 Mart 1994, DYP-SHP hükümeti (Başbakan Tansu Çiller, B.Yard.Erdal İnönü):
Türkiye-İsrail Güvenlik Gizlilik Anlaşması imzalandı.
23 Şubat 1996, DYP-CHP hükümeti (Başbakan Tansu Çiller, B.Yrd. Deniz Baykal):
Türkiye-İsrail arasında Askeri Eğitim ve İşbirliği Anlaşması imzalandı.
28 Ağustos 1996, RP-DYP hükümeti (Başbakan N.Erbakan, B.Yrd.Tansu Çiller) :
Türkiye-İsrail arasında Savunma Sanayi İşbirliği Anlaşması imzalandı.
Yıl 2000, DSP-ANAP-MHP hükümeti (Başbakan B.Ecevit, B.Yrd.M.Yılmaz, D.Bahçeli) :
MHP’li Milli Savunma Bakanı Sebahattin Çakmakoğlu, İsrail’le bugüne kadar yapılan 13 anlaşmanın tamamının gizlilik dereceli anlaşmalar olmasından dolayı TBMM`nin onayına sunulmamıştır, içeriklerini açıklayamam dedi.
1 Mart 2005, AKP hükümeti (Başbakan R.Tayyip Erdoğan) :
Abdullah Gül’ün ardından R.Tayip Erdoğan da İsrail’e giderek, Beyrut Kasabı lakaplı Şaron’la görüştü. Filistin yararına gerçekleştirildiği açıklanan bu görüşmenin ardından Şaron ile Erdoğan arasında kırmızı telefon hattı kuruldu ve 60’a yakın ikili anlaşmaya imza atıldı.
27 Aralık 2008, Filistin Gazze Şeridi:
İsrail Gazze’yi günlerce sürecek füze yağmuruna tuttu. Saldırıda, yüzlerce çocuk, kadın ve sivil insan öldü. Denizden ve karadan da süren saldırılarda, Filistin halkı tarihinin en büyük trajedilerinden birini daha yaşarken, gidecek yeri olmayan insanlar, evlerinde ölümü bekliyorlar…
31 Mayıs 2010, Uluslar arası sular, Gazze’nin 130 km açığı:
İHH İnsani Yardım Vakfı ve Özgür Gazze Hareketi'nin organize ettiği ve Gazze'ye insani yardım taşıyan ve 32 farklı ülkeden 663 yolcu bulunan 6 gemiye İsrail Ordusu saldırı düzenledi. Akdeniz'de, İsrail'den 130 kilometre açıktaki uluslararası sularda İsrail Deniz Kuvvetleri'nin yaptığı saldırıda 9 aktivist öldürüldü. Olay, tarihe Mavi Marmara katliamı olarak geçti. İsrail özür dilemeyi reddetti. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komisyonunun hazırladığı raporda 6 aktivistin İsrail Komandoları tarafından "infaz" yöntemiyle öldürüldüğü, bazı yolcuların yaralı durumdayken başlarına ateş edildiği belirtildi. Buna rağmen BM, ABD'nin engellemesinden dolayı İsrail'e karşı bir yaptırım uygulayamadı.
6 Aralık 2011, AKP Hükümetinin Milli Savunma Bakanı’nın gensoru yanıtında:
NATO Lizbon Zirvesi'nde geliştirilmesi kararlaştırılan füze savunma sisteminin bir unsurunu oluşturan erken uyarı radarı Kürecik Radar Üssü'nde konuşlandırılacağını açıklandı… Oysa ki kamuoyunda radarın, İsrail'e karşı olası tehditleri önlemek amacıyla kurulacağı yoğun bir şekilde tartışılmakta.

* * *
2009 Gazze saldırısında, İsrailli kadın bakan, Gazze’de insani yardıma gerek yok dedi!

SUÇLUSUNUZ!
İktidar olur olmaz koşar adım İsrail Dostluk Grubu’nu kuranlar; İktidar-muhalefet ayırt etmeksizin, İsrail devletiyle dostluğu canla, başla savunan milletvekilleri; ortak çıkarların değişmez suretleri; İsrail dalkavukluğu yapan bütün vekiller, kan ortakçıları; suçlusunuz!

AB, 2009 yılında, İsrail harekâtının, saldırı amaçlı değil, savunma amaçlı olduğunu söyledi!

SUÇLUSUNUZ!
AB’ne girmek için gecelerini gündüzlerine katarak çalışan bütün siyasetçiler;
Yıllar yıllı AB demokrasisinin peşinde koşan politikacılar; Avrupa Demokrasisi alkışlayıcıları, Batı hayranları; hepiniz suçlusunuz!

İsrail saldırıları devam ederken ABD, İsrail’in kendini savunduğunu açıkladı!

SUÇLUSUNUZ!
Dünyanın en vahşi, en ırkçı, an kara rejiminin hayranı olmaya özenen, küçük Amerika olma hayalliyle yanıp tutuşan bilcümle yöneticiler; bağımsızlık mücadelesinde on binlerce insanını kaybeden Filistin’e ve diğer Arap coğrafyasına karşı, Türkiye’yi Amerikan uçakları, topu, tüfeği ve donanması için bir üs olarak kullanılmasına izin veren devlet başkanları ve yöneticileri; suçlusunuz!

Başbakan Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Gül, Gazze 2009 saldırısında İsrail’in orantısız güç kullandığını söylediler!

SUÇLUSUNUZ!
2009’da işgalci İsrail devletinin saldırılarından birkaç gün önce, kana doymayan bir devletin başbakanının kanlı ellerini sıktığınız; bu hareketinizle hem onların 40 yıllık işgalini meşrulaştırdığınız, hem de yeni saldırılar için onlara güç verdiğiniz için, tıpkı sizin öncelleriniz gibi sizler de suçlusunuz!

Her konuda konuşmayı ihmal etmeyen askeri cenah suskun, hiçbir açıklama yapmıyor!

SUÇLUSUNUZ!
Anayasaya aykırı bir biçimde, Meclisin onayını almadan İsrail’le gizli ikili anlaşmalar yapanlar; Yıllarca Türkiye’deki askeri üslerde İsrail jetleri ve pilotlarının eğitimini sağlayarak, Cenin’de, Gazze’de, Batı Şeria’da insanların ilkel sürüler gibi, yığınlar halinde katledilmesini sağlayanlar; ihalelerde rüşvetlerle, komisyonlarla pay alan; emekliliklerinde silah tüccarlarının şirketlerinde, holdinglerde köşe kapan generaller, çok yıldızlı paşalar, darbeciler ve darbe destekçileri; bu katliamlarda sizlerin de rolü var; suçlusunuz!

14 Kasım 2012, İsrail Gazze’ye yeniden saldırdı, Hamas’ın askeri lideri öldürüldü, yüzlerce ölü var!
20 Kasım 2012, AB Zirvesinde saldırgan ve işgalci İsrail değil, saldırıya uğrayan ve toprakları işgal edilen Filistin’in seçilmiş hükümeti Hamas kınandı; İsrail’in kendi halkını koruma hakkına sahip olduğu karar altına alındı!
Ve 21 Kasım 2012, AKP iktidarı NATO'dan Patriot füzeleri istedi! Kararı savunurken "şu anda bizim topraklarımız aynı zamanda NATO'nun da topraklarıdır" dedi Erdoğan...


SUÇLUSUNUZ!

Tırnaklarınızda, Gazze’de parçalanan cesetlerin, etleri lime lime dökülen çocukların, bedenleri bölük pörçük olmuş bebeklerin kanları var; demeçlerinizle, bültenlerinizle, eğitimlerinizle oluk oluk akıttığınız kanın, sizin de hayatlarınıza sinmiş hiç gitmeyecek kokusu var; bu yüzden suçlusunuz!

Bütün bir dünya karşısında suçlusunuz!
Hayalleri çalınmış genç kızlar ve delikanlılar; bedenleri kan revan içine kalmış, parça parça savrulmuş 3 yaşında, 4 yaşında, 5 yaşında canlar; ana rahminde yepyeni ve taze bir umutla büyümüş, henüz doğmamış çocuklar karşısında suçlusunuz!

Çocuklarının, lime lime dökülmüş bedenlerinden geriye kalanları, avuçlarıyla toplayan Filistin’in çilekeş kadınları karşısında suçlusunuz!

Atom bombalarınızla, misket bombalarınızla, fosfor bombalarınızla yakıp kavurduğunuz bu yeryüzü cennetinde, yeşermeyi unutmuş tohum, filiz veremeyen dal, asite bulanmış ormanlar karşısında; zehirlenen su, kirlenen hava, kuruyan toprak karşısında suçlusunuz!

Bankalarınızla, ihalelerinizle, kredilerinizle, çekleriniz ve senetlerinizle kirlettiğiniz bir tarihin, insanlık ailesi karşısında suçlusunuz!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

yusuf.nazim1@gmail.com