Yusuf Nazım
T24 | 27 Nisan 2026
“Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!” (*)
Doruk Madencilik işçilerinin alın terini sağın, göz nuruna el koyun, emeğini sömürün! Terinin son damlasına kadar tepe tepe kullanın onları.
İşçinin emeğinden kâr üretin; kömür üretin, elektrik üretin. Arkanıza yaslanın, kaloriferlerinizi yakın, ayaklarınızı uzatıp keyif çatın.
Konforunuz hiç
bozulmasın, avuçlarınızı ovuşturun, beyler; ışıklarınız pırıl pırıl yansın,
mermerleriniz parlasın, araçlarınız çalışsın, fabrikalarınız hiç durmasın. Sırça
köşklerinizde keyfinize bakın.
Gelgelelim madencilere…
Sakın ola maaşlarını
ödemeyin!
Üretsin ama
tüketmesinler!
Doyursun ama aç
kalsınlar!
Isıtsın ama soğuktan
tir tir titresinler!
Hayat kurtarsın ama
kurtulamasınlar!
Sadece kendileri değil; çocukları da aç kalsın! Okul harçlığı alamasın, defter kalem bulamasın, ele güne muhtaç olsunlar!
Bu işyerine sendika giremez, deyin. Sendika isteyeni tehdit edin! Sesini çıkaranı susturun! İtiraz edeni bastırın! Hak arayanı işten atın! Tazminat da neymiş, ödemeyin gitsin!
Doğru yoldasınız beyler, devam edin!
Çünkü bu düzen ancak
böyle ayakta kalır.
Biraz daha sabır, az daha gayret, efendiler.
Tekmelediniz,
yorulmadınız!
Öldürdünüz,
yılmadınız!
Kader dediniz, tınmadınız!
“Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin.
Doyunca, tıksırınca,
çatlayıncaya kadar yiyin!”
Dayak yetmezse süründürün!
Gözaltı korkutmazsa
tutuklayın!
Zindanlara, hücrelere tıkın,
gün yüzü görmesinler!
Cop sökmezse basın biber
gazını, nefessiz kalsınlar!
Tekmeleyin yere düşeni
--kadın demeden, yaşlı demeden, çoluk çocuk demeden!
Acımayın feryat figan edene, kanmayın açım diye bağırana, aldırmayın hakkımı isterim diye tutturana!
Korkmayın, vurun abalıya!
Vurun işçiye,
garibana, çiftçiye!
Vurun açlara,
çıplaklara, göz açtırmayın ayaktakımına –başka türlü devam etmez düzen!
Dikkat edin, zeval gelmesin muktedire.
Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü için çalışsın kanunlarınız. Zeytin ağaçlarını kökünden sökmek için acele çıksın kanun hükmünde kararnameleriniz. Milli güvenlik gerekçesiyle yasaklansın cümle grevler.
Durmayın!
Acele kanunlar
çıkarın, ocağını söndürmek için çiftçinin.
Aman vermeyin hak
arayana!
Hileyle, desiseyle
gidin üzerine yoksulun, garibanın; kurutun hayat damarlarını köylünün.
Bakın, meşe ağaçları, zeytinlikler, kızılçamlar sizi bekliyor orada. Kepçelerinizle, greyderlerinizle, kolluk kuvvetlerinizle gelin; hepsinin kökünü kazımak üzere gelin!
Korksunlar sizden. Yorulsunlar. Aç ve bitap düşsünler. Denize dökecekmiş gibi yürüyün üzerine işçinin, çiftçinin, madencinin!
Şeriatın kestiği parmak acımaz!
Coplarınızla,
kalkanlarınızla, kanunlarınızla ilerleyin.
Bakmayın yüreğindeki
sızılara anaların, aldırmayın gözündeki yaşlara çocukların, kanmayın acınası
sözlerine bu çıplakların!
Copu vurun, gazı sıkın, tekmeyi basın!
Kurun darağacını
meclisin kapısına!
Geçirin yağlı
urganları birer birer kafasına!
Bütün madencileri
asın!
(*) : Han-ı Yağma şiirinden, Tevfik Fikret
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
yusuf.nazim1@gmail.com